Hukuk e-Bülteni
Sınai Mülkiyet Haklarına Tecavüz Halinde Tazminat Sorumluluğu
Sınai Mülkiyet Hakkı sahipleri, ürün ve hizmetlerinin tüketiciler nezdindeki imajının temelini oluşturan ve genellikle büyük yatırımlar yaptıkları sınai mülkiyet haklarına tecavüz halinde ciddi zararlara uğramaktadırlar. Bu sebeple, tazminat davaları, hem hak sahiplerinin zararlarının tazmin edilebilmesi ve itibarın korunması hem de mütecaviz kullanımlara karşı caydırıcı etki yaratması nedeniyle önem taşımaktadır. Sınai mülkiyet haklarına tecavüz sebebiyle doğan zararların tazmini bakımından, önceki düzenlemelere paralel olarak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) da oldukça elverişli düzenlemelere sahiptir. Nitekim Kanun özellikle, sınai mülkiyet hakkı sahibinin, mütecaviz fiiller sebebiyle fiilen bir zarara uğramamış olsa dahi, mahrum kalmış olduğu gelirlerin de mütecavizden talep edilebileceğini belirtmekte ve bu mahrum kalınan gelirlerin hesaplanması için de seçimlik hesaplama yöntemlerine yer vermektedir. Buna ek olarak, sınai mülkiyet hakkı sahibi, zararlarının tazmini için dava açmadan önce tazminatın hesaplanmasında kullanılacak bilgi ve belgelerin temini için delil tespiti talep edebilmektedir. Bununla birlikte, uygulamada, tazminat davaları genel olarak, özellikle bilirkişi marifetiyle karşı tarafın ticari defterlerinin incelenmesini gerekli kıldığından, uzun süren, karmaşık süreçlerdir.








