Hukuk e-Bülteni
Patent Hakkının Meşru Kullanımının Sınırları Haksız Rekabet İddialarıyla Daraltılabilir Mi?
Güncel Yargıtay İçtihadı Işığında Bir Değerlendirme Kuşkusuz patent sahiplerinin, münhasır haklarını korumak amacıyla patent ihlali davası açmaları ve ihlal şüphesi bulunan dava dışı üçüncü kişileri bilgilendirmeleri, patent hakkının sağladığı haklar kapsamında yer almaktadır. Bununla birlikte, özellikle ilaç sektöründe orijinatör firmalar ile jenerik firmalar arasındaki uyuşmazlıklarda, patent hakkının kullanımı ile haksız rekabet yasağı arasındaki sınır sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Bu makalemizde, patent ihlali davası açılması ve dava sürecinde dava dışı fason üreticiye ihtarname gönderilmesi nedeniyle patent sahibine yöneltilen haksız rekabet iddiaları, maddi ve manevi tazminat talepleri, Yargıtay’ın bozma kararı çerçevesinde incelenmektedir. Bilindiği üzere patent hakkı patent sahibine belirli süreyle tekel niteliğinde haklar tanımaktadır. Bu hakların etkin biçimde korunabilmesi, patent sahibinin ihlal şüphesi doğuran fiillere karşı dava açabilmesini ve gerekli hallerde üçüncü kişileri bilgilendirebilmesini zorunlu kılabilmektedir. Patentten doğan bu hakların kullanımı, Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) düzenlenen haksız rekabet hükümleriyle kesiştiğinde, hukuki sınırların nerede başlayıp nerede sona erdiği konusu önem kazanmaktadır.








