TÜRKONFED Ekonomik Beklenti Anketi – 2019 Üçüncü Çeyrek

TÜRKONFED Ekonomik Beklenti Anketi kapsamında bölgesel ve sektörel tüm federasyonlarımızdan görüşlerini toparlamak üzere her ekonomik çeyreğin sonunu müteakiben anket düzenliyoruz. 2019 yılı dördüncü çeyrek beklentileri ve üçüncü çeyrek değerlendirmeleri anketimiz için hem bölgesel hem sektörel federasyonlarımızdan 45 iş insanından yanıt aldık.

Diğer ekonomik beklenti anketlerinden farklı olarak anketimiz bölgesel bir bakış açısını yansıtmaktadır. Anketimize yanıt veren tüm üye iş insanlarımız görüşlerini kendi işleri özelinden değil; bölgelerindeki ekonomik durumu üzerinden ifade etmektedirler.

Mevcut Durum ile İlgili Görüşler – 2019 Üçüncü Çeyrek

  • Anket katılımcılarının %36’sı 2019 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik gidişatın 2019 yılı ikinci çeyreğine göre aynı durumda olduğunu, %24’ü ise daha kötüye gittiğini belirtti. Katılımcıların %40’ı ise daha iyiye gittiğini düşünüyor. Üçüncü çeyrekte ekonominin önceki çeyreğe göre daha iyi olduğunu düşünenler 32 puan arttı. Ekonominin daha iyiye gittiğini düşünenler Akdeniz ve Ege’de yoğunlaşıyor.

  • Üçüncü çeyrekte satışların veya üretim hacimlerinin ikinci çeyreğe göre aynı kaldığını belirtenlerin oranı %51 iken daha iyi olduğunu belirtenlerin oranı %27. Satışların önceki çeyreğe göre daha kötüye gittiğini belirtenlerin oranı bu dönem 15 puan azaldı. Satışların aynı kaldığını belirten bölgeler Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu.

  • Üyelerin büyük çoğunluğu (%75), stok seviyelerinin önceki çeyreğe göre aynı kaldığını belirtirken, %18’i ise azaldığını ifade ediyor. Stoklarının azaldığını belirtenler bu ay 11 puan azaldı. Aynı kaldığını belirten bölgeler Akdeniz, Ege ve Doğu Anadolu ağırlıklı oldu.

2019 Yılı Dördüncü Çeyrek Beklentileri

  • Önceki anketimizde ikinci çeyrekte ekonomik canlılığın artmasını bekleyenlerin oranı %12 ve aynı kalmasını bekleyenlerin oranı %55 idi. Bu ankette ise ekonomik canlılığın ikinci çeyreğe göre artmasını bekleyenlerin oranı %24’e yükselirken aynı kalmasını bekleyen temkinli katılımcıların oranı %40’ta. Katılımcıların %36’sı ekonomik canlılığın daha kötüleşeceğini öngörüyor.

  • Önceki anket ile aynı olarak satış fiyatlarının artması yönünde görüş belirtenleri oranı %49 iken bu ankette %33’e geriledi. Aynı kalmasını bekleyenlerin oranı ise %31’den %55’e yükseldi. Katılımcıların sadece %9’u fiyatların azalmasını bekliyor.

  • Bir önceki ankette katılımcılarının hiçbiri istihdamda artış beklemezken bu defa bu oran %13. Katılımcıların %31’i istihdamın aynı kalacağı, %56’sı ise azalacağı (yani işsizliğin artacağı) beklentisinde.

  • Dördüncü çeyrek için “yatırım harcamaları” beklentisinde önceki ankete göre iyileşme görülüyor; artış bekleyenlerin oranı %4’ten %16’ya yükselirken, aynı kalacağını bekleyenlerin oranı %31’den %33’ yükseldi.  Yatırım harcamalarında azalma öngörenlerin oranı ise %51.

  • Faiz oranları hususunda kötümserlik bu ankette TCMB’nin gerçekleştirdiği faiz indirimi etkisiyle de azaldı. Dördüncü çeyrekte TL faiz oranlarının artmasını bekleyenlerin oranı %39’dan %13’e gerilerken, aynı kalmasını bekleyenlerin oranı %44 ve faizlerin gerileyeceğini bekleyenlerin oranı ise %42.

Ekonomi ile İlgili Yapısal Sorular – 2019 Üçüncü Çeyrek

Üretimi kısıtlayan faktörler:

Anketimizin katılımcıları 2019 yılı üçüncü çeyreğinde üretimlerini kısıtlayan faktörlerin başında “talep yetersizliği” ve “faiz ve kur seviyelerinin yüksekliği”ni belirttiler. Üçüncü sırada “mali imkansızlıklar” yani kredi teminatları, likidite sıkışıklığı ve ödemelerin gecikmesi gibi sorunlar dile getiriliyor. Nitelikli işgücü yetersizliği dördüncü ve mevzuat değişikliği beşinci sırada yer alıyor.

Talep yetersizliğinin üretimi kısıtlayan ilk faktör olarak öne çıktığı ankette, öncelikli olarak belirten ilk bölge Akdeniz, ikinci bölge ise Ege oldu.

Faiz/kur seviyelerinin oynaklığı da talep yetersizliği ile ilk sırayı paylaşıyor. Akdeniz, Doğu Anadolu ve Ege bölgeleri birinci sırada kendilerini en çok bu faktörün etkilediğini belirtmiş.

Mali imkansızlıklardan ilk sırada en çok etkilenen bölgelerin başında ise yine Akdeniz geliyor, Ege ve Doğu Anadolu da en çok etkilenen diğer bölgeler.

Üyelerin verdiği “Diğer” yanıtları arasında ise “dünya ticaret savaşları” ve “elektrik, gaz fiyatlarının artırılması” gibi nedenlerin üretimi olumsuz etkilediği belirtiliyor.

Rekabeti kısıtlayan faktörler:

Geniş bir yanıt seçeneği ile sunulan rekabet soruları, diğer soruların aksine yapısal faktörleri ortaya çıkarmaya çalışıyor: Katılımcılara göre rekabeti kısıtlayan başlıca sorun “ödeme gecikmeleri”. İkinci sırada ise “sanayinin toplam üretimdeki ağırlığı” ve üçüncü sırada “dış ticaret hacmi” geliyor.

Rekabeti Kısıtlayan Faktörlerin Puanlaması

 

Üçüncü çeyrekte rekabeti kısıtlayan faktörlerin puanlamasına göre ilk sırada “ödeme gecikmeleri” rekabeti kısıtlayan başlıca faktör olarak öne çıkıyor. Diğer en önemli faktörler ise sırayla “sanayinin toplam üretimdeki ağırlığı”, “dış ticaret hacmi”, “konut satışları” ve “Ar-Ge yatırımları”.

Ödeme gecikmeleri önceki çeyreklerde yaptığımız anketlerde bütün anketlerde de tüm Türkiye nezdinde rekabeti kısıtlayan en önemli sorun olarak görülüyor. Sanayinin toplam üretimdeki ağırlığını rekabeti kısıtlayan en önemli faktör olarak gören bölgeler ise Ege başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz bölgeleri. Dış ticaret hacmini rekabeti kısıtlayan en önemli faktör olarak gören bölgeler Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Marmara. Konut satışlarını rekabeti ilk sıralarda etkileyen önemli bir faktör olarak gören bölgeler ise Ege ve Doğu Anadolu. Ar-Ge yatırımlarını rekabeti etkileyen önemli bir faktör olarak gören bölgeler ise Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu bölgeleri.

Bölgelerde rekabeti artıracağı düşünülen sektörler

İş insanlarına kendi bölgelerinin diğer bölgeler ile olan rekabetini artırabilecek sektörlerin neler olduğunu sorduğumuzda, en çok verilen yanıt “Bölgesel ticaret merkezi” olurken ikinci yanıt “Bölgesel tarım merkezi” ve en çok işaretlenen üçüncü yanıt ise eşit sayıda “bölgesel sanayi merkezi” oldu.

 “Bölgesel ticaret merkezi” olmayı işaretleyen bölgelerin başında Ege, Marmara ve Akdeniz öne çıkıyor. “Bölgesel tarım merkezi” olmayı en çok işaretleyen ilk iki bölge ise Akdeniz ve Doğu Anadolu. “Bölgesel sanayi merkezi” ilk sıralarda en çok işaretlenen diğer sektörlerden biri; en çok işaretleyen bölgeler Ege, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri. “Üniversite şehriolmayı işaretleyen ilk iki bölge Akdeniz ve Doğu Anadolu oldu. “Ar&Ge ve İnovasyon merkezi” olmak ise bütün bölgelerin genellikle ikinci tercihi oldu.