Safranbolu’da Orta Gelir ve Orta Demokrasi’den Çıkış Konuşuldu

TÜRKONFED ve Daha İyi Yargı Derneği iş birliği ile düzenlenen "Türkiye'nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Sorunları Politika Notu Tanıtım Toplantıları’nın” 8.’si, BAKZİFED ev sahipliğinde Safranbolu’da yapıldı. Toplantıda, politika notunun yazarı olan Av. Mehmet Gün, Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolu konulu bir sunum gerçekleştirdi.

24 Haziran 2019 / Safranbolu- Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Daha İyi Yargı Derneği tarafından 24 Haziran 2019 tarihinde Safranbolu Bağlar Saray Otel’de, Batı Karadeniz Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BAKZİFED) ev sahipliğinde yapılan toplantıda “demokratikleşme ve kalkınma” ilişkisi vurgulandı. Toplantıda, "Türkiye'nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Sorunları" politika notunun yazarı, Daha İyi Yargı Derneği Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Gün, Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolu konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Demokrasi ve Ekonomi İlişkisini Vurgulayan Politika Notu’nu BAKZİFED Destekliyor

BAKZİFED Yönetim Kurulu Başkanı Bahri Küpeli ve TOSYÖV Safranbolu Karabük Bartın Çevresi Girişimci ve Sanayici İş adamları Destekleme Derneği Başkan Yardımcısı İsmail Külah yaptıkları hoş geldiniz konuşmalarında Demokrasi – Ekonomi ilişkisine vurgu yapan TÜRKONFED Politika notuna verdikleri ortak desteği dile getirdiler.

Bahri Küpeli: Erk sahipleri ve yönetenler elini taşın altına koymalı

Küpeli yaptığı konuşmada “Türkiye, daha iyi bir demokrasi ve hukuk sistemi için mutlaka orta gelir ve orta demokrasi sorununu çözmede elini taşın altına koymalıdır. Bu nedenle, TÜRKONFED ve Daha İyi Yargı Derneği’nin yayınladığı bu politika belgesini, öncelikle yönetenlerin ve erk sahiplerinin ciddiyetle ele alıp uygulama aşamalarını kararlılıkla takip etmeleri gerekmektedir.” ifadesini kullandı.

Elif Köse: Çözümün tek adresinin daha iyi yargı, daha iyi demokrasi ve hukuk sistemi

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse de yaptığı konuşmada; Türkiye’nin, Orta Gelir ve Orta Demokrasi sorunlarına çözüm aradığını belirterek, bu çözümün tek adresinin daha iyi yargı, daha iyi demokrasi ve hukuk sistemi olduğunu vurguladı. Köse bu alanda bir politika belgesi hazırlayan TÜRKONFED’i kutladı ve toplantının Safranbolu’da gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Av. Mehmet Gün: “Demokrasi sürdürülebilir ekonomik gelişme ve refah artışı sağlar”

Hoş geldiniz konuşmalarından sonra kürsüye gelen Avukat Mehmet Gün, yazarı olduğu “Türkiye’nin Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolu: Yargı, Hesapverirlik ve Temsilde Adalet” kitabında da vurguladığı şekilde, orta gelir ile orta demokrasi seviyesi arasında net bir paralellik görüldüğünü belirtti. Demokrasinin sürdürülebilir ekonomik gelişme ve refah artışı sağladığını dile getiren Gün, sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı bir ekonomik kalkınma için hukukun üstünlüğünün gerekliliğine vurgu yaptı.  Gün, 1960’lı yıllardan beri Türkiye’de, kalkınmanın önündeki temel engelin demokrasi ve hesapverirlik olduğunu, ancak bu sorunların çözüldüğü bir ortamda sürdürülebilir kazancın, yatırım ve iş fırsatlarının ortaya çıkabileceğini açıkladı.

Türkiye’de demokrasinin birçok bakımdan tezatlar içinde olduğunu belirten Gün, Türkiye’nin ileri demokrasiler seviyesine gelmesi için yargıda hesapverirlik ve şeffaflığın yerleştirilmesi gerektiğini aktardı. Av. Gün, yargıdaki hesapvermezliğin orta demokrasi sorununun kaynağı olan bir kök sebep olduğunu hatırlatarak; yürütmeden bağımsız hareket edemez kurumların, yöneticilerin keyfiliğinin ve dokunulmaz bir zümre oluşmasının “hesapvermezlik” sonucunda ortaya çıktığını belirtti.

“Yargıda bağımsızlığın sağlanması için önce hesapverirliğe ihtiyaç var”

Mehmet Gün, hesapverirlik ve bağımsızlık ilişkisini şu ifadelerle anlattı: “Gerçekten de yargının hesapvermezliği ve dokunulamazlığı tüm kamu kurumlarında hesapverirlikten kaçınmaya neden olmuş; bu durum hukukun üstünlüğü alanında bir büyük karadelik haline gelmiştir. Hem bu sonuç, hem de onu doğuran kök sebep Türkiye için içinden çıkılması zor bir içsel çelişki (paradoks) oluşturmaktadır. Şöyle ki; yürütme hesapverir olmalıdır; fakat Yargı’ya itimat edilemediği için hesapverirliğin üstlerinin takdirine bırakılması haklı hale gelir. Öte yandan Türkiye’nin acı gerçeği odur ki; “Hukukun üstünlüğünü tesis edebilmesi için yargı, bağımsız olmalıdır ve bağımsızlığının kısıtlanması, yanlıştır; fakat kendisi hesapverir olmadığı için bağımsızlığının kısıtlanması hakkı doğmaktadır.”

Yargı’nın kurumları gibi unsurlarının da hesapverir olmadığını belirten Gün, Yüksek yargı üyelerinin, kişisel suçlarından dolayı bile mesai arkadaşlarının kararıyla ömür boyu dokunulmazlık kazanabildiğini anlatarak, hukukun üstünlüğünün sağlanması için yargı gücünün kapasitesinin artırılması, işlevinde ve iç işleyişinde bağımsızlığını baskılayan soruşturma ön izni ve benzeri kısıtların kaldırılması gerektiğini söyledi.

“Yargı ne kadar çok hesapverir hale gelirse o kadar çok bağımsızlaşacaktır!” diyen Gün, yargının bu kapasiteye ulaşması için önce hesapverirliği sağlayacak fakat bağımsızlığını zerre derecede etkileme ihtimali olmayan özel kurumların teşkil edilmesi ve böylece yargı bağımsızlığının güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi. Bu hususta Daha İyi Yargı Derneği tarafından Adalet Yüksek Kurulu önerisi oluşturulup kamuoyu ile paylaşıldığını ve yüksek kabul gördüğünü söyledi. 

Türkiye’nin hesap verme meselesini bir kez çözmesi durumunda her alanda çok daha ileri gideceğine olan inancını paylaşan Mehmet Gün; politika notunun, kritik alanlarda süren tartışmalara ışık tutmak ve bu yönde bir çıkış arayan kesimlerle hareket birliği sağlamak amacı güttüğünü vurguladı.