Resesyondan İkinci Çeyrekte Çıkılacak Mı?

Dünya Bankası'nın OECD'nin Haziran ayında yayınlanan raporlarında, hem küresel ekonominin hem Türkiye ekonomisinin büyüme tahminleri düşürüldü. Büyüme tahminlerinin azalmasında özellikle artan ticari gerilimin yarattığı yatırımlardaki azalma gösteriliyor.

Dünya Bankası, Haziran ayında çıkardığı ‘Dünya Ekonomik Beklentiler’ raporunda küresel ekonomik büyüme beklentisini 0,3 puan düşerek %2,6 büyümeye çekti.  Raporun alt başlığı ise “Artan Gerilimler, Düşük Büyüme”. Raporda küresel büyümedeki ivme kaybının bir nedeninin de Gelişmekte Olan Piyasalarda süregelen “güçsüz yatırımlar” olduğu ve yatırımlardaki bu gerilemenin önümüzdeki 3 yıl daha sürebileceği belirtildi. Raporda artan ticari gerilimlerin yatırımlardaki düşüşe zemin oluşturduğu ve gelişmekte olan piyasalarda finansal dalgalanmalara yol açtığı vurgulandı.

OECD, mayıs ayında yayınladığı yeni raporda Türkiye’nin 2019 yılı GSYH beklentisini %1,8 daralmadan %2,6 daralmaya düşürdü. Raporda 2018 yılı ağustos ayında yaşanan finansal şokun etkisiyle 2018 yılı ikinci yarısında daralmanın başladığı ve yerel seçimler sonrasında yatırımcı belirsizliğinin yüksek olmaya devam ettiği belirtildi. OECD’ye göre iç ve dış güveni zedeleyebilecek herhangi bir şok yaşanmaması halinde 2019 yılının ikinci yarısında ekonominin toparlanmaya başlaması bekleniyor. Öte yandan, tüketici ve reel sektörün güveninin artan belirsizliklerden olumsuz etkilendiği vurgulanıyor.  Dünya Bankası da yayınladığı Küresel Beklentiler raporunda Türkiye’nin 2019 yılı GSYH beklentisini 2,6 puan düşürerek %1 daralma olarak açıkladı.

Resesyondan İkinci Çeyrekte Çıkılacak Mı?

TÜİK’in açıkladığı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerine göre, 2019 yılı ilk çeyreğinde GSYH önceki yılın aynı dönemine göre %2,6 oranında daraldı. Beklentiler %2,8-3 arasında bir daralma gerçekleşeceği yönündeydi.

GSYH’ya hanehalkı tüketim harcamaları negatif katkı (-%3) yaparken devlet harcamalarının katkısı %1 oldu. Sabit sermaye yatırımlarının da önceki çeyrekte olduğu gibi negatif katkı (-%3,8) yaptığı görülüyor. İthalattaki daralma devam ederken net ihracatın büyümeye katkısı bu çeyrekte %9,4 oldu.

Sanayi üretimi birinci çeyrekte önceki seneye göre %4,8 oranında daralarak, sabit sermaye yatırımlarının gerileyeceğinin işaretini vermişti; sabit sermaye oluşumu ilk çeyrekte %13 daraldı. Sabit sermayenin alt kalemlerine bakıldığında inşaattaki daralmanın önceki yılın aynı çeyreğine göre %16 olduğu, makine ve teçhizat yatırımlarının %11,3 oranında daraldığı görülüyor.

TÜRKONFED üyelerine düzenlediğimiz Ekonomik Beklenti Anketi’ne göre de katılımcılar ekonominin birinci çeyrekte daralmaya devam edeceğini ancak dördüncü çeyreğe kıyasla daha az olacağını beklemekteydi.

Sanayi Üretimi İkinci Çeyreğe de İvme Kaybıyla Başladı

Birinci çeyrek verileri daralmanın dibinin birinci çeyrekte görüldüğünü işaret ederken, Nisan ve Mayıs verileri toparlamanın çok yavaş olabileceğine işaret ediyor.  Nisan ayında 46,8 olan İmalat Sanayi PMI endeksi Mayıs ayında 45,3’e gerileyerek imalat sanayinde toparlanmanın halen yavaş olduğunu gösteriyor. İstanbul Sanayi Odası ve Markit işbirliğinde hazırlanan PMI endeksi, TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretimi verileri öncesi önemli bir gösterge olarak izleniyor. PMI endeksinin için hazırlanan anketin mayıs ayı sonuçlarına göre, mayıs ayında nihai girdi fiyatlarının artışı ve bunun bir sonucu olan ürün fiyatlarındaki artış tüketici talebindeki zayıflığı beraberinde getirdi. Anket katılımcıları, Avrupalı müşterilerinden gelen talebin de azaldığını vurguladı.

TÜİK’in yayınladığı takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi endeksi nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre %4 azalarak sanayide ivme kaybının, Mart ayındaki %2 daralmaya göre derinleştiğine işaret etti.

Kaynak: TÜİK verileri ve İSO & Markit işbirliğindeki PMI Endeksi verilerinden hazırlanmıştır

GSYH Daralırken, Cari Açık da Azalıyor

Merkez Bankası’nın son verilerine göre cari açık nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre 4,3 milyar dolar azalarak 1,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 12 aylık kümülatif cari açık ise geçen yılın nisan ayında 57,1 milyar dolarken bu yıl nisan ayında 8,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İlk çeyrekte cari açık 2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti, dolayısıyla cari açığın GSYH’ya oranı %1,7’ye geriledi. En son 2009 yılında resesyon varken cari dengenin GSYH’ya oranı %1,7 oranında gerçekleşmişti.

Kaynak: TCMB ve TÜİK verilerinden hazırlanmıştır.

AB Büyümesindeki Yavaşlama, İhracata Yansıyor...

TÜİK verilerine göre nisan ayında 14,5 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracat geçen yıla göre %4,6 oranında arttı. İthalat ise geçen yılın aynı ayına göre %15,1 oranında azalarak 17,5 milyar dolar oldu. İhracat öncü verilerinden TİM’in mayıs ayı ihracat verisi ise önceki yıla göre %11,5 artışla 16 milyar dolar olarak açıklandı.

TÜİK verilerine göre Ocak-Nisan döneminde AB ülkelerine yapılan ihracat %0,5 oranında azalarak 28,2 milyar dolar oldu. Sadece nisan ayı bazında bakıldığında %1,4 oranında azalma ile AB ülkelerine yapılan ihracatın 6,9 milyar dolar olduğu görülüyor. AB ülkelerine yapılan ihracattaki ivme kaybı, İSO ve Markit işbirliğinde yapılan PMI endeksi anketinin “AB ülkelerinden gelen talebin azalması” görüşünü destekler nitelikte.

Kaynak: TÜİK verilerinden hazırlanmıştır.

İşsizlik Artışı İlk Çeyrekte İvmelendi

Mart ayı iş gücü piyasası istatistiklerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı mart ayında %13,7’ye, genç işsizlik oranı ise %25,7’ye yükseldi. Her iki oran da Mayıs 2009’dan bu yana en yüksek seviyede gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik de %16 seviyesine yükseldi.

İlk çeyrek için istihdamın sektörlere ayrımı verilerine göre, inşaat sektöründe istihdamın yılın ilk çeyreğinde ortalama %24,6 oranında azaldığı görülüyor. İnşaat sektörü ile ilgili istihdam verilerindeki azalma, ilk çeyrekte inşaat sektöründe görülen daralmayı destekler nitelikte. Tarım istihdamında %5,4 oranında azalma ve sanayi istihdamında %3,3 azalma gerçekleşirken, ilk çeyrekte yalnızca hizmet sektörü istihdamında %1,2 oranında artış gerçekleşti. Ancak hizmet sektörü istihdamının da önceki dönemlere kıyasla ivme kaybettiği görülüyor.

Kaynak: TÜİK verilerinden hazırlanmıştır.