TÜRKONFED ve UNDP'den İşletmelere Acil Durum Kalkanı: CBi Türkiye

TÜRKONFED ve UNDP, Türkiye’deki işletmeleri deprem, yangın, sel ve mülteci krizi başta olmak üzere doğal afet ile karmaşık acil durumlara karşı hazırlayacak bir platform kurdu. CBi Türkiye platformu, özel sektörün ihtiyaç ve kapasitesini belirleyerek iş dünyasını afet ve acil durumlar karşısında güçlendirmek, bilgi paylaşımını artırmak, işletmeleri dirençli kılmak, afet anında özel sektörün etkilenen bölgelere katkısını artırabilmek için çalışacak.

16 Kasım 2018 – Hatay /  Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), işletmeleri deprem, yangın, sel ve mülteci krizi başta olmak üzere doğal afet ve karmaşık acil durumlara karşı güçlendirmek amacıyla, uluslararası bir platform olan Connecting Business initiative’ı (CBi), Türkiye’ye taşıdı. CBi Türkiye, işletmelerin afet ve karmaşık acil durumlardan daha az etkilenmesi, afetlerle doğabilecek zararlardan sonra ise daha hızlı toparlanmaları amacıyla faaliyet gösterecek. Platformun bu kapsamda çalışma alanları ise, özel sektörün ihtiyaç ve kapasitesini belirlemek, mevcut iş dünyası federasyon ve derneklerini güçlendirmek; meteorolojik erken uyarı mesajları, iyi uygulama örnekleri, kaynaklar ve imkanlar gibi alanlarda bilgi paylaşımını artırmak; iş sürekliliği planı, tatbikat, eğitim, kaynak sağlamak, kaynağa erişimi kolaylaştırmak gibi çalışmalarla işletmeleri dirençli kılmak; öncelikli alanlarda destek/yardım mobilize etmek, kamu ile hızlı ve etkili müdahale için ön anlaşmaları oluşturmak; afetlerde tüm paydaşlarla koordinasyon mekanizmalarına katılmak ve özel sektörün etkilenen bölgelere katkı sağlamasını kolaylaştırmak olacak.

CBi Türkiye, 16-17 Kasım’da Hatay’da Doğu Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DASİFED) ev sahipliğinde gerçekleştirilen TÜRKONFED 22. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde atılan imzaların ardından resmen kuruldu. Platformun tanıtım toplantısına TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve UNDP Türkiye Stratejik Ortaklıklar ve Özel Sektör Yöneticisi Hansın Doğan katıldı.

İşletmelere acil durum kalkanı

Mayıs 2016'da, Dünya İnsani Yardım Zirvesi'nde başlatılan Connecting Business initiative (CBi), özel sektörün acil durumlar “öncesinde, sırasında ve sonrasında” müdahalede bulunma şeklini değiştirmeyi; bu müdahalelerin ölçeğini ve etkisini koordineli bir şekilde artırmayı hedefliyor. Dünyada 13 ülkede desteklenen ve UNDP-OCHA ortaklığında yürütülen CBi platformları, uluslararası kriz yönetim yapıları ile yerel ve ulusal ağlar arasında destekleyici bir ağ da yaratıyor. Özel sektör kaynaklarının daha hızlı ve etkin bir şekilde kullanılmasını sağlayan CBi platformunun 13’üncü üssü olarak ülkemizde kurulan bu yapı, TÜRKONFED ve UNDP Türkiye işbirliğiyle yönetilecek. CBi Türkiye, özel sektörün afet-kriz durumlarında “risk azaltımı, hazırlık, müdahale ve iyileştirme” süreçlerine ilişkin kapasitesi ile bu süreçlere katılımını artırmak hedefiyle faaliyet yürütecek. İlk hedef ise, ülke çapında yaygın bir ağa sahip olan TÜRKONFED şemsiyesi altında bulunan federasyonların üyesi derneklere bağlı işletmeler olacak.

Turan: “Hedefimiz işletmelerimizi daha dirençli kılmak”

Son yıllarda iklim değişikliğine bağlı sel ve taşkın gibi doğal afetlerin hem İstanbul’da hem de Anadolu’da pek çok firmayı etkilediğini belirten TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, CBi Türkiye’nin doğal afetlerin yanı sıra “insan eliyle yaratılan krizler” diye tanımlanan göç ve mülteci sorununda da çalışacağını söyledi. “Türkiye’nin sel ve mülteci krizinden kaynaklanan ekonomik kaybının işletmeler açısından telafi edilemeyecek boyutlara gelmesini önleme imkânımız var” diyen Turan, şöyle devam etti: “Afetlerden doğan ihtiyaçlar, dünyada ve Türkiye’de geleneksel paydaşların kapasitesini aşmaya başladı. Hükümetlerin, insani acil durumlara cevap vermek için genel sorumluluğu elbette sürüyor ancak yerel topluluklar ve özel sektör ağları da bireylerin, toplulukların dirençli olmaları, şoklardan kurtulmaları noktasında kritik birer rolü var. 2017 yazında İstanbul’da şiddetli dolu yağışı ve seller sonucunda 2 milyar TL zarar ortaya çıkmıştı. Her yıl meydana gelen kentsel seller, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri etkiliyor. Kayıp ve hasarlar noktasında ortaya çıkan bu tablo, afet yönetiminde artık eşgüdüme ihtiyacımız olduğunu gözler önüne seriyor. Yeni işbirlikleri geliştirmek zorundayız. Çünkü riskler her zamankinden daha fazla. CBi Türkiye Platformu ile amacımız, işletmelerimizi dirençli kılmak ve hem bölgesel hem de toplumsal sıkıntıları minimuma indirmek. Her şeyden önce ise afet ve acil krizlere hazırlıklı olmak.”

CBi Türkiye ile TÜRKONFED ve UNDP’nin daha önce yapılmayanı uygulamakta kararlı olduğunu vurgulayan Turan, “Bu platform, kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğinin gelecekte nasıl şekillenmesi gerektiğini de ortaya koyacak. Sonuçlarıyla da işletmelerimize, topluma, bölgeye ve ülke ekonomisine katma değer sağlayacaktır” dedi. Türkiye’nin, bulunduğu coğrafya nedeniyle, Suriye ve Irak başta olmak üzere yoğun mülteci akınına uğradığını da hatırlatan Turan, şunları aktardı: “Suriye’den ayrılan 5,5 milyon kişiden 3,5 milyonu, Türkiye’de geçici koruma statüsü altında yaşıyor. Yaşanan bu durumun, yerel işletmeler ve kimi sektörler üzerinde olumlu ve olumsuz pek çok etkisi bulunuyor. Kentler düzeyinde altyapı sorunlarından, ekonomik dengesizliklere, toplumsal çatışmalardan hizmetlere erişimde eşitsizliklere kadar birçok sorun yaşanıyor. Hem yerel nüfus hem de geçici koruma altındaki Suriyeli nüfus bu durumdan ciddi anlamda olumsuz etkileniyor. Bir yandan da Suriyeli iş insanları üretim, ticaret ve hizmet sektörlerinde 10 binin üzerinde yeni işletme açıp Türk ortaklarıyla yeni pazarlara açılmış durumda. 2011-2018 yılları arasında 50 binin üzerinde Suriyeli için çalışma izni düzenlendi. Çalışma izinlerinin önemli bir bölümü, kendi işini kuran Suriyeli iş insanları ve girişimcilere verildi. Öte yandan niteliksiz iş gücü, haksız rekabet, belirsiz yasal süreçler gibi konuların, mevcut tedarik zincirlerinde olumsuz etkileri de görülüyor. Tüm bu değişen risk profili karşısında CBi Türkiye, işletmeleri akut şoklara ve uzun soluklu streslere daha dayanıklı kılmayı amaçlıyor.”

Hansın Doğan: “Şirketlerin maruz kaldığı afet ve acil durumlardan kaynaklanan ekonomik kayıplar, iş sürekliliği ve sürdürülebilirlik için giderek artan bir tehdit oluşturuyor”

UNDP Türkiye Stratejik Ortaklıklar ve Özel Sektör Yöneticisi Hansın Doğan ise 2017 yılının afet ve acil durumlar açısından rekor bir yıl olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Afet ve acil durumların küresel ekonomiye verdiği hasar ve kayıplar geçtiğimiz yıl 320 milyar dolar oldu. Afetler çoğunlukla yoksullara ve diğer mağdur gruplara zarar veriyor. Son 30 yılda, depremler, siklonlar, sel ve silahlı çatışma gibi tehlikelerle karmaşık acil durumlar nedeniyle, 2.5 milyondan fazla insan hayatını kaybetti ve neredeyse 4 trilyon dolar zarar edildi. Özel sektör de derinden etkilendi. Büyük uluslararası işletmelerden KOBİ'lere, tüm şirketlerin maruz kaldığı afet ve acil durumlardan kaynaklanan ekonomik kayıplar, iş sürekliliği ve sürdürülebilirlik için giderek artan bir tehdit oluşturuyor. Afet risklerini anlamak, bireylerden topluluklara, hükümetlerden şirketlere, herkesin işi haline gelmiştir. Özel sektör, can ve mal varlıklarının kurtarılmasında, ulusal ekonomilerin şoklardan daha hızlı toparlanabilmesinde önemli bir rol oynayabilir. Daha önemlisi, acil durumlardan dolayı oluşabilecek piyasa aksaklıklarının önlenmesine de yardımcı olabilirler.”

Doğan: “CBi, özel sektörün kendi işlerini ve çalışanlarını korumak için faaliyet yürütecek, toplumların güçlenmesine katkıda bulunacak”

UNDP Türkiye işbirliği ile TÜRKONFED'in ev sahipliği yaptığı CBi Türkiye Platformu, her şeyden önce, Türk özel sektörünün afet ve acil durumlara karşı dayanıklılığını artırmak için bir dizi çözüm geliştirmeyi hedefliyor” diyen Hansın Doğan, “CBi ayrıca, Türkiye'deki özel sektörün kendi işlerini ve çalışanlarını afet ve acil durumlara karşı korumak için faaliyet yürüten bir platform olacak” diye konuştu. Doğan,  şöyle devam etti: “CBİ Türkiye’nin yapacağı çalışmalarla işletmeler, faaliyet gösterdikleri coğrafyadaki toplumların da güçlenmesine katkıda bulunacak ve bu da bir afet ya da acil durum sonrasında toplumun kendini daha hızlı toparlaması ve yeniden yerel ekonomiye katkıda bulunmaya başlamasını sağlayacaktır.”