TÜRKONFED: "Finans ve reel sektör İçin Tedbir Paketi, YEP'in Temelini Sağlamlaştıracaktır"

Yeni Ekonomi Programı’nın şeffaflık noktasında izleme ve hesap verme mekanizması ile yenilikçi yaklaşımının, geleneksel OVP’lerin dışında bir bakış açısı sunmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, finans ve reel sektörün sıkıntılarına yönelik olarak acil bir eylem planının da ortaya konmasının önemli olduğunu vurguladı. Turan, “Finans ve reel sektörün sıkıntılarını odağına alan bir yaklaşım, YEP’in yüksek katma değerli üretim ve ihracat vurgulu yapısını da güçlendirecektir. Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde finans ve reel sektörün mali sıkıntılarını yeniden yapılandırma yolunda ortaya konacak eylem planının ‘Önce Küçüğü Düşün’ ilkesi çerçevesinde ele alınması, yeni bir yaklaşım sunan YEP’in ruhuna da uygun olacaktır” dedi. TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı. 

21 Eylül 2018 -İstanbul / Geleneksel Orta Vadeli Program’dan (OVP) farklı bir bakış açışının ve yeni bir yaklaşımın ortaya konduğu Yeni Ekonomi Programı (YEP) özellikle “ekonomik dengelenme, mali disiplin, üretim ve ihracatta katma değere odaklı değişim” ekseninde doğru yapılanmış olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan 2019-2021 dönemi YEP’in, geleneksel OVP’lere göre daha gerçekçi ve uygulanabilir hedefler içerdiği görülüyor.

Programın enflasyon, kamu maliyesi, cari açık, büyüme, istihdam, bankacılık ve reel sektör kredileri ile makroekonomik hedeflerde olumlu sonuçlar sağlaması en önemli beklentimizdir. Özellikle, şeffaflık noktasında, izleme ve hesap verme mekanizmasını oluşturan etki analizleri sayesinde, programın somut sonuçları 3 aylık bir sürelerle takip edilmeye başlanacaktır. 

Programın sanayi, yüksek katma değerli üretim ve ihracata özel vurgu yapması olumlu bir yaklaşımdır. Ekonomimizin yüzde 97’sini oluşturan KOBİ’lerimizin yaşadığı sorunlara yönelik olarak acil bir eylem planının da ortaya konması, planın yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı yapısını da güçlendirecektir. Önümüzdeki günlerde finans ve reel sektör mali bünye değerlendirme çalışmalarına göre yeniden yapılandırmayı da kapsayabilecek politika setinde “Önce Küçüğü Düşün” ilkesi çerçevesinde ele alınması, yeni bir yaklaşım sunan YEP’in ruhuna da uygun olacaktır. 

Bu noktada geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştığımız ve KOBİ’lerin finansal dalgalanmaların arttığı dönemde nakit sıkışıklığına çözüm getirecek önerilerimizi, politika yapıcılarımıza ve kamuoyuna tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz.

1. “Ticari alacak sigortasına ilişkin devlet destekli sistem fiilen de işler hale getirilmeli; sigorta şirketlerinin KOBİ’lere önyargılı bakış açısının değiştirilmesi için sigorta şirketlerine yönelik teşvik edici önlemler geliştirilmelidir. 

2. Ekonomilerin KOBİ düzeyinde yarıştıkları bir dönemde, ödeme gecikmelerinin diğer ülkelere göre uzun olması, Türkiye KOBİ’lerinin rekabetçiliğini olumsuz etkilemektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1530’uncu maddesinin 5. ve 8. fıkralarında yer alan “büyük şirketler tarafından KOBİ’lere yapılacak olan ödemelerin 60 günü aşmaması”na yönelik uygulamadaki aksaklık ve eksiklikler; Avrupa’daki Geç Ödemeler Direktifi doğrultusunda giderilmelidir. Bu kapsam içine, kamu kurumları ve belediyeler de alınmalı ve Türkiye’de 60 gün olan ödeme süresi, AB’de olduğu gibi 30 güne düşürülmelidir. 

3. Kanunun pratik bir şekilde uygulanabilmesi için, benzer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de süreci KOBİ’lerin lehine döndürecek farklı mekanizmalar oluşturulmalıdır. 

YEP’in tüm bu uygulamaları da kapsayarak, KOBİ’lerin finansal yapılarını güçlendireceğini ve piyasada güven ortamını artırarak, risk primi ile finansal dalgalanmaların boyutunu azaltacağını düşünüyoruz. Merkez Bankası faizlerinin piyasa faizleriyle eşitlenmesinin ardından, mali piyasalarda istikrar ve güvenin yeniden tesis edilmesi de 2019-2021 YEP’in başarılı olmasının temel unsurudur.