Türkiye'nin Orta Gelir ve Orta Demokrasi Tuzağı İkilemi Hatay'da Vurgulandı!

TÜRKONFED tarafından hazırlanan “Türkiye’nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Tuzakları” Politika Notu, İSKENDERUN TSO’da yapılan ve DASİFED tarafından düzenlenen bir toplantı ile İskenderun’da sunuldu. Demokrasi ve ekonomi ilişkisine vurgu yapan Politika Notu’nda “gelişmiş bir ekonomi için gelişmiş bir demokrasi”nin şart olduğu vurgusu yapıldı.

8 Haziran 2018 / İskenderun - Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), 8 Haziran 2018 tarihinde İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan ve üye federasyonlarından Doğu Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DASİFED) tarafından düzenlenen toplantıda “demokratikleşme ve kalkınma” ilişkisine vurgu yaptığı Politika Notu’nu açıkladı.

Belen Kaymakamı Abdulaziz Aydın, İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, TÜRKONFED Başkan Yardımcıları Ali Eroğlu ve Süleyman Sönmez, Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası Geçmiş Dönem Başkanı Murat Teke, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, DASİFED Geçmiş Dönem Başkanı Mehmet Kılıçlar, DASİFED Başkanı Faruk Ekinci ve Başkan Yardımcısı Belgin Ünal, HASİAD Başkanı Gökhan Alkan, ARİAD Başkanı Adnan Ağır, ATSİAD Başkanı Yusuf Yılmaz, KAGİD Başkanı Tuban Güçlü,  İskenderun TSO ve DASİFED ve de bağlı Dernek Yönetim Kurulu Üyeleri ile iş insanlarının iftar yemeğini müteakip  katıldığı  “Türkiye’nin İkilemi: Orta Gelir ve Orta Demokrasi Tuzakları” Tanıtım Raporu’nun sunumu TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İstanbul Tahkim Derneği (İSTA) Başkanı Avukat Mehmet Gün tarafından gerçekleştirildi.

Toplantının açılışında konuşan DASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Ekinci, ilk olarak TÜRKONFED’in yapısı, misyonu ve faaliyetleri ile ilgili kısa bir bilgilendirme yaptı. Sonrasında Türkiye’deki orta gelir tuzağı ve demokrasi konularına da değinen Ekinci şöyle devam etti: “Türkiye, Orta Gelir Tuzağı’ndan kurtulabilmek için özellikle sanayi sektöründe AB ile entegrasyona devam etmek, tarım sektöründe ise Gümrük Birliği’nin yeniden müzakeresi sürecinde ciddi bir reform yaparak dışa açılmak zorundadır. Türkiye’nin Ekim 2005 itibariyle AB ile tam üyelik müzakerelerini başlatmasına imkân verilmiş ancak sonrasında yaşanan olumsuzluklar Türkiye’nin AB ile neredeyse kapıları kapatma noktasına gelmesi ki bu durum ülkemizin orta gelir tuzağından kurtulmasının ve demokrasi bilincinin tam olarak içselleştirilmesinin önünde engel teşkil etmiştir. Türkiye’nin son dönemlerde sürekli olarak seçimlere endekslenmesi, 15 Temmuz darbe girişimi süreci ve OHAL’ in sürekliliği, son olarak da dolardaki yükseliş eğilimi, AB ile müzakerelerin sekteye uğraması ve demokrasideki gerileme, piyasalara olan güveni azalttığı gibi yeni yatırımcıların ülkemize gelmesinin de önünü tıkıyor. Üretimi arttıracak katma değeri yüksek ulusal, kaliteli ve tutarlı tarım, sanayi, enerji ve hizmet sektörü politikalarının şart olduğunu ve bunların çok çok ileriyi de kapsayacak şekilde rehber haline getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Tarım ve sanayi üretiminin önündeki haksız rekabete yol açan aşırı kapasite fazlalıklarının, kayıt dışının, dampingli ve devlet teşvikli ithalat gibi engellerin kaldırılmasını, maliyetlerin düşürülmesini, üretici destek-teşvik politikalarının gözden geçirilmesini, elbette üretici perspektifinden bakarak hareket edilmesini arzu ediyorum. Doğu Akdeniz’in konum avantajıyla Ortadoğu, ve Afrika ülkelerine ağırlık verip, Rusya, Avrupa ve Balkan ülkelerine yönelik ihracata, ihracatın önündeki engellerin kaldırılmasına yoğunlaşmalıyız. Orta gelir tuzağı sorununu aşmak, orta demokrasi sorununun çözümünün yanında bütüncül bir bakış açısıyla, mikro ve makro ekonomi, hukuk ve demokrasi politikalarıyla mümkün olacaktır. Sözlerimi Atatürk’ün ilkeleri ışığında, O’nun güzel bir veciz sözüyle bitirmek istiyorum: “Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz.”

“Güçlü bir ekonomi için güçlü demokrasi şart”

DASİFED Başkanı Faruk Ekinci’den sonra kürsüye gelen “Türkiye’nin Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolu: Yargı, Hesap verirlik ve Temsilde Adalet” kitabının da yazarı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Avukat Mehmet Gün de güçlü bir ekonomi için güçlü bir demokrasinin şart olduğunu dile getirdi. Sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı bir ekonomik kalkınma için hesap verilebilirliğin ve hukukun üstünlüğünün gerekliliğine vurgu yapan Gün, hukuki ve demokratik yapının güçlendirilmediği bir ülkede toplumsal refah ve sürdürülebilir ekonomik yapının oluşmasının neredeyse imkânsız olduğunu söyledi.

Türkiye’nin ekonomik büyüme ve sürdürülebilir GSYH artışı sağlayarak Orta Gelir Tuzağı’ndan kurtulabilmesinin Orta Demokrasi Tuzağı’ndan çıkmasına bağlı olduğunu dile getiren Gün, yapılması gerekenleri de şöyle aktardı: “Yargı’yı tam bağımsız, hesap verir, etkin ve verimli hizmet verir hale getirmek. Hukukun üstünlüğünü ve hesapverirliği kamuya hâkim kılmak. Siyasi partiler ile meslek kuruluşları içi seçimler de dahil, seçimlerde temsilde adaleti sağlamak gerekli ve yeterlidir.”

Gün, “Çoğulculuk, güçler ayrılığı, hukuka uygun devlet yönetimi ve en önemlisi hesap verilebilirlik; güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir ve nitelikli kalkınma, toplumsal barış ve refah için olmazsa olmaz kurallardır. Türkiye’nin şu anki olumsuz ekonomik ve siyasi görüntüsünden çıkabilmesinin yolu, demokratik kurumların güçlendirilmesinden geçer. Bu politika notu, bahsettiğimiz bu kritik alanlarda süren tartışmalara ışık tutmak ve bu yönde bir çıkış arayan kesimlerle hareket birliği sağlamak amacı güdüyor. Umuyorum ki bu politika notu bu amaca doğrudan katkı koyacaktır” diye konuştu.

NOT: Türkiye’nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Tuzakları Politika Notu Detayları için: http://www.turkonfed.org/tr/detay/1697/turkiyenin-ikilemi-orta-gelir-ve-orta-demokrasi-tuzaklari/