Küresel Marka Taklidiyle Ekonomiyi Güçlendiremeyiz

Türkiye’de yatırım yapan şirketlerin oluşturduğu Marka Koruma Grubu, Ekonomi Gazetecileri Derneği’yle birlikte, “Türkiye’de Marka Olmak” başlıklı bir çalıştay düzenledi. Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, küresel marka taklidiyle ekonominin güçlendirilemeyeceğini belirtirken, İSMMMO Hizmet ve Kültür Binası’ndaki çalıştayda, “21. Yüzyılın Sorunu Kaçak, Taklit ve Sahte Ürünler” isimli raporun sonuçları da açıklandı.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve Marka Koruma Grubu'nun (MKG) 23 Mart 2017 tarihinde İstanbul Serbest Mali Müşavirler Odası'nda (İSMMMO) düzenlediği "Türkiye'de Marka Olmak" çalıştayının açılışı Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, MKG Sözcüsü Ali Özgür Ercan, İSMMMO Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Akdemir ve EGD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Toprak tarafından gerçekleştiridi. 

Toplantının açılışında konuşan TÜRKONFED Başkanı Kadooğlu, küresel marka talidiyle ekonomiyi güçlendirmenin mümkün olmadığını dile getirirken, Türkiye'nin 34 OECD ülkesi arasında sahte, kaçak ve taklit ürünlerin yarattığı kayıt dışı ekonomide ilk sırada yer aldığını hatırlattı. Kadooğlu, "Bugün, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında bulunan, gücünü üretimden ve nitelikli genç iş gücünden alan, 350 milyar dolardan fazla dış ticaret hacmi olan Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline yürekten inanıyoruz. Ancak Türkiye’nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilmesinin tek yolu, yüksek katma değerli üretimden ve bu topraklardan küresel markalar çıkarmaktan geçmektedir. Hak ettiğimiz yere de küresel markaların taklitlerini yaparak ulaşamayacağımız ortadadır. Öncelikle zihinsel bir değişim ve dönüşüm şarttır" dedi.

Türkiye'nin kayıt dışı ekonomiyle ilgili toplu bir seferberlik başlatmasının zamanının geldiğini kaydeden Kadooğlu, bu konuda yapılan düzenlemelerin de sıkı bir şekilde denetlenmesinin önemli olduğunu belirtti. Siyasetçiler, iş dünyası, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinin kayıt dışı ekonomi ve taklit ürünlerle birlikte mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Kadooğlu, şöyle devam etti: "Türkiye’de büyüklüğü 17,2 milyar dolar olan bu yasa dışı ticaret nedeniyle kamunun vergi kaybı yaklaşık 7,2 milyar dolara ulaşmış durumda. 1 puanlık kayıt dışılık ülkemize 1,9 milyar lira maliyete neden oluyor. 2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre, 17 OECD ülkesinin 11'inde kayıt dışı ekonominin Gayri Safi Milli Hâsıla içindeki payı yüzde 10'dan fazla. Aynı araştırma, dünyada ortalama yüzde 22 olan kayıt dışılığın Türkiye'de yaklaşık yüzde 29 olduğunu gösteriyor."

YILLIK VERGİ KAYBI 7,2 MİLYAR DOLAR

Çalıştayda MKG, Türkiye’de kaçak, sahte ve taklit ürün ticaretinin ulaştığı boyuta ilişkin bir de rapor açıkladı. Raporda kaçak, sahte ve taklit üründe Çin’in ardından dünya ikincisi olan Türkiye’nin yıllık vergi kaybının 7,2 milyar dolar olduğu bildirildi. "21. Yüzyılın Sorunu Kaçak, Taklit ve Sahte Ürünler" isimli raporun sonuçlarının açıklandığı çalıştayın panel bölümünde konuşan Namık Kemal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit İzmen de, OECD endekslerini kullanarak hazırladığı raporda, Türkiye’deki kayıt dışı ticaretin boyutunu gözler önüne serildi.  Raporda, Türkiye’de kaçak, taklit ve sahte ürün piyasasının büyüklüğü yaklaşık 17,2 milyar dolar, devletin kaçak ticaret nedeniyle uğradığı vergi kaybının ise yaklaşık 7,2 milyar dolar olduğu bildirildi. Rapora göre Türkiye, dünyada en çok sahte ürün ele geçirilen ülkeler sıralamasında Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor. Taklit ve sahte ürün piyasasında ilaçta Hindistan, gıdada Mısır, parfüm ve kozmetikte Türkiye’nin adı öne çıkıyor. Kaçak, sahte veya taklit ürün kullananların yüzde 78’i, sahte ürün sitesinde buldukları ürünler yüzünden markayı suçluyor. G20 ülkelerinde her yıl sahte ürünler yüzünden 3 bin kişi hayatını kaybediyor. 

"KAÇAK OLMASAYDI ALTI TANE DAHA HIZLI TREN YAPILIRDI"

MKG Sözcüsü Ali Ercan Özgür, raporun sonuçlarının tartışıldığı paneldeki konuşmasında, teknolojideki gelişmeler ve makro ekonomik politikalar gibi etkenlerin taklit ve kaçak ürün piyasasında artışa yol açtığını belirtti. Özgür, şunları kaydetti:  "Ülkemizde sahte, kaçak ve taklit ürünlerin yarattığı pek çok sorun var. Yasa dışı ticaret nedeniyle devletin uğradığı vergi kaybı 7,2 milyar dolar. Çalışmalara göre böyle bir kayıp, 90 bin kişilik istihdama ya da 6 tane İstanbul-Ankara arasındaki hızlı tren projesine denk geliyor. Yani kaçak olmasaydı, 6 tane daha hızlı tren projesi yapılırdı. Ülkemizde taklit, kaçak ve sahte ürünlerle mücadelede etkili sonuçlar almak için yapılacak çok şey var. Raporda da altı çizildiği gibi yasal düzenlemelerin yanı sıra cezaları daha caydırıcı hale getirmek gerekiyor. Bunun yanı sıra yetkili merciler, hak sahipleri birlikleri ve diğer paydaşlar arasında etkili diyalog ortamını oluşturmamız şart. Orjinal üreticinin ve tüketicinin desteklenmesine yönelik programların artırılması, arz ve talebi şekillendiren toplumun bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılması büyük önem taşıyor. Kaçak, sahte ve taklide karşı kolluk kuvvetleri arasındaki iş birliğinin iyileştirilmesinin yanı sıra fikri mülkiyetle ilgili idari ve teknik kapasite oluşturma faaliyetleri de önceliğimiz olmalıdır."

 

https://goo.gl/GZBBNN